10.02.2010

Arınç Mumcu'dan özür diledi

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Meclis'te yaşanan kavga öncesi Meclis Başkanvekili Gürdal Mumcu'nun odasına gidişiyle ilgili bugün akşam sürpriz bir gelişme yaşandı. Hürriyet gazetesinden Enis Berberoğlu’na konuşan Arınç dün, TBMM Başkanvekili Mumcu’nun odasına giderek yaptığı konuşmadan dolayı üzdüyse özür dileyebileceğini söylemişti. İşte bu gelişmenin ardından Arınç bugün Mumcu'nun odasına gitmese de canlı yayında özür diledi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Meclis Başkanlığı sırasında partisinin çalışmalarına katıldığı iddialarına yanıt verdi. Kanal D Ana Haber Bülteni'ne bağlanan Arınç, Mehmet Ali Birand'a yaptığı açıklamada Meclis Başkanlığı görevini yürütürken AK Parti Grubunu'na sadece seçim kararı alındıktan sonra katıldığını söyleyerek eleştirileri kabul etmedi. Arınç, Birand'ın biraz teşvikiyle Meclis Başkanvekili Gürdal Mumcu'dan özür diledi.

İşte canlı yayındaki o sözler;

"Ben haberi izledim. Bayan vekil arkadaşlarım bunun fotoğrafını gösterdiler. Bu kimsenin meçhulu değil. Seçimden hemen önce yapılan bir mitinge katılmıştım. Ben 5 yıl boyunca partimin grup toplantısına katılmadım. Sosyal asmaçlı toplantılarına bile katılmadım. Sadece bayramlaşmada ziyaret ettim onda da çok dikkatli oldum, CHPyi de ziyare ettim. Şimdi bu hanfendilerin gösterdiği fotoğraf zaman zaman yayınlanan bir fotoğraftır.

"KATILDIM AMA MİLLETVEKİLİ ADAYI OLARAK"
'Tarih 1 Temmuz' diyorlar. Yani seçimden 22 gün veya 20 gün önce. Türkiye seçim kararı almış aday listeleri açıklanmış. Ben de milletvekili adayıyım. Meclis başkanıyım ama milletvekili adayıyım. Siyasi yasaklar başlamış artık mitingler ve gövde gösterileri her parti için geçerli hale gelmiş. Bu durumda meclis başkanı aynı zamanda aday olursa ne olur diye başta Hikmet Çetin olmak üzere kendilerine danıştım. Dediler ki 'bu konuda bir hüküm yok, ama şu var çok dikkat çekmeyecek şekilde partinizin propaganda çalışmalarına katılabilirsini.' Yani 5 sene boyunca değil seçimden 15 gün önce bu mitinge katılmak benim hakkım. Yanlış bir fotoğraf düşünmüşler..."

GÜLDAL MUMCU'DAN ÖZÜR
Bülent Arınç Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu'dan da Kanal D ekranından özür diledi. Yaşananları 'talihsiz bir olay olarak niteleyen Arınç, "Bu benimle sayın Mumcu arasında bir konudur. Sayın Mumcu'nun üzüldüğünü biliyorum. Ben şunu yaptığım için üzgünüm kendisini yüksek sesle eleştirdim. Özür dilemek bir erdemdir. Sayın Mumcu'dan eleştirilerimin dışında kastını aşan bir nokta olduğunu düşünüyor özür diliyorum" dedi.

Meclis'te çıkan 'Peygamber kavgası'ndan önce TBMM'yi yöneten Başkanvekili Güldal Mumcu'nun odasına giren Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, yaşanan bu gelişmenin ardından gazetecilerin karşısına çıkmıştı.

Genel Kurulun dünkü birleşimini yöneten TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun kendisine yönelik, ''Bana birleşimi nasıl yönetmem konusunda talimat verdi'' sözlerine yanıt veren Arınç, ''Bugüne kadarki birikimim, bende meydana getirdiği stres, 'gecenin 10'una gidiyoruz, hala gensoruyu bitirememiş, daha iki grup konuşacak, bakan savunmasını yapacak. Çok basit bir meselenin saatler sürmesi, hatta gece yarısından sonraya sarkma ihtimalini düşündüm, biraz da gerginliği hissettim, bunun sonunda da bir kavga olabilir, Sayın Başkan bunu öngörmüyor, gideyim kendisini ikaz edeyim' dedim'' görüşünü dile getirdi.

İşte Arınç'ın sözleri;

''Ben de ona 'tarafsız olun, sizi bütün Meclis yakınen tanıyor, siz iyi yönetemiyorsun. Bu gidiş kötüye gidiştir, ben sizi sadece ikaz ediyorum; içtüzüğe uyacaksınız' dedim. 'İçtüzüğe uyuyorum' dedi. 'Uymuyorsunuz' dedim ve kapıdan çıktım, gittim. Sayın Özkan, oturduğu yerden kalkmamıştır, bir kelime bile söylememiştir, bir harekette bile bulunmamıştır. Çünkü ben hakaret edecek veya onu kötüleyecek bir davranış içinde bulunamazdım. Benim edebim, ahlakım, saygım buna izin vermezdi. Ben sadece eleştirdim 'iyi yönetmiyorsunuz, oturumu iyi yönetin, bunun sonunda Mecliste gürültü çıkar, bu işin sonu kötü olur' dedim. Benden sonra Elitaş gelmiş, biz birbirimizden habersiziz.

Sayın Başkan, 'yürütmenin yasamaya müdahalesi, bana talimat verdi' diyor. Hükümetin üyesiyim ama dünkü spontane davranışım, yasama organında milletvekilliği görevi yapan bir milletvekili olarak meydana geldi. Genel Kurulu izliyorum, olanlardan şikayetçiyim, bu şikayetimi Sayın Başkan'a iletiyorum. Hükümet üyesi olarak, 'yürütmenin bir organına nasıl böyle yaparsın' şeklinde, nasıl anladı bilmiyorum, herhalde birisi bu aklı verdi kendisine. Çünkü konuşmalarımız sırasında 'bir bakan olarak' nasıl bana böyle bir şeyi söylersiniz' demedi. Bakanlık sıfatıyla değil, 5 yıl Meclis Başkanlığı yapmış, bu İçtüzüğü satır satır bilen bir insan olarak, bir milletvekili spontane davranışıyla, kendisine 'İçtüzüğe uygun yürütün bu işi, yoksa bu işin sonu kötü olur, kötüye gider, münakaşa olur' dedim. Bunun yürütmenin yasamaya müdahalesiyle bağlantı kurmak, ancak siyaseten ideolojik bir noktayı bize gösteriyor.

İyi yaptım, kötü yaptım, doğru yaptım, yanlış yaptım. Bakanlık sıfatımla, bakanlık ağırlığımla gidip, 'şöyle yapmalısın, böyle yapmalısın' diye talimat vermek benim haddim değil. Bunu kesinlikle reddediyorum

2 yorum:

 
Türkiye'nin En Büyük Servis Portalı